[popupwfancybox id=”1″]

Bakanlar Kurulu, Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında Çankaya Köşkü’nde toplandı. Toplantı sonrası Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş açıklama yaptı. Kurtulmuş, operasyon nedeniyle Musul’dan gelebilecek göç dalgasına karşı Türkiye’nin hazırlıklar yaptığını söyleyedi.
“Suriye’de DEAŞ’tan 1250 km’lik alan Türkiye’nin desteklediği ÖSO tarafından alınmış ve temizlenmiştir” diyen Kurtulmuş şöyle konuştu: “Bölgedeki krizin sonlandırılması için kilit şehirlerden birisi Halep’tir. Halep’e gidecek olan yardım konvoylarının korunması gerekir. Halep’e gönderilen yardım konvoyları yukarıdan uçaklarla bombalanmış, yardım malzemelerinin oraya gitmesi engellenmiş hem de çok sayıda sivil öldürülmüştür. İlgili ülkelerin de işin içinde olduğu bir yardım konvoyu oluşturulur, böylece böyle konvoyun bombalanması önlenmiş olur.Halep’teki insani yardım meselesi üzerinde yoğunlaşmak mecburiyetindeyiz. Bundan sonraki toplantılarda ve görüşmelerde de muhataplarımıza Türkiye’nin Halep konusundaki duruşunu anlatmaya devam edicez.”

3 BİN YEREL UNSUR OPERASYONA KATILIYOR

“Musul’daki demografik dengeleri değiştirmek, vahim sorunları ortaya çıkarır” uyarısında bulunan Kurtulmuş’un açıklamalarının satır başları şöyle: Musul ve Halep’teki statü, buradaki gelecek, burada ortaya çıkacak olan siyasi sonuç, bölgedeki siyasi sonucu da belirleyecek. Halen çok sayıda sivil insanın içinde bulunduğu kent. Oradaki dengeleri bozmamak bakımından hassas davranılması gerekiyor. Orada DEAŞ’a karşı yerel unsurların savaşmasını savunuyoruz.
Başika Kampı o zaman yapılan davetle, Türkiye eğitim kampı kurdu. Burada 4 bine yakın Musul’un yerli unsurlarından çok sayıda insan eğitildi. Ninova Kurtuluş Ordusu adını veriyorlar. Bunlar Peşmergelerle Musul operasyonuna katılmıştı. Peşmergelerin ardından Irak Ordusu katılıyor. Türkiye’nin eğitim verdiği 3 bin kişi de Peşmergelerledir.

Bölgede çok ciddi bir oyun oynanıyor. Bölgenin daha fazla, etnik bakımdan bölünüp, parçalanmasıdır. Musul, Musullularındır. Herkesin Şii milis-Sünni milis gibi lafları bir kenara atmamız lazım. Bölgedeki mesele bir siyasi alt üst oluş meselesidir. Uzun süredir siyasi türbilans söz konusudur. Herhangi bir şekilde, bölgedeki Musul operasyonunun mezhep çatışmasına dönüştürmemek gerekir. Sorunun çözümü, oranın yerel insanlarının Musul’un DEAŞ’tan temizlendikten sonra yönetilmesidir. Terör örgütlerinden Musul’u kurtartırken buraya PYD ve YPG gibi diğer terör örgütlerini getirip yerleştirmek sorunları çözmez.

TÜRKİYE’NİN KIRMIZI ÇİZGİLERİ
Dışarıdan bir takım unsurların Musul’a konulması, dengeyi bozacağız gibi, çözüm arayışına da zarar verecektir.

17.10.2016 15:13 91 dəfə baxılıb